Vera | Giriş

13:24




Geceleri Hakan'la konuşmak için yurttan kaçan Zeynep'e göz kulak olmak ve böyle onları uzaktan izlemek benim için rutinleşmiş bir şeydi aslında. Ama bugün durum farklıydı. Zeynep, dün gece Hakan'ın ailesinin kötü bir şeyler yaptığını öğrenmişti. Uyuşturucu satmak gibi şeyler. Aslında bunu ona bizzat Hakan söylemiş, üstelik bir de onlara katılmasını ve "hayatını yaşamasını" istemişti.

Zeynep, Hakan'a kapılmış olsa da aptal değildi. Onlardan kaçmış ve yeniden yurda dönmüştü. Bu akşam ise polise gitmeye karar vermişti çünkü ondan babasını alan da aynı pislikti ve buna tahammül edemiyordu. Hakan'ın olay çıkartma tehditleri olmasa buraya da gelmeyecekt. Ama Zeynep böyle bir kızdı işte, ben her ne kadar çıkacak bir olayda onun bir suçu olmayacağını anlatmaya çalışsam da rezil olmak istemiyordu. Ne fark edecekti ki sanki...

Şimdi, gecenin bir yarısı, soğuktan titreyerek burada dikilmiş, seslerini duyamadığım bu iki kişiyi izliyordum. Tartışma hararetleniyor gibiydi ve bu beni çok huzursuz ediyordu. Yanlarına gitmek için harekenledim. Zeynep, yumuşak başlı bir kızdı. Hakan'ın onu sindirmesini istemiyordum. Arkadaşımı ezdirmeyecektim.

Hakan, Zeynep'i kolundan sertçe yakaladığında adımlarımı hızlandırdım. Hakan, ona her ne söylüyorsa, Zeynep'in korktuğunu hissedebiliyordum. Bir an sonra Hakan, Zeynep'in sırtını kendi göğsüne yaslayarak onu çevirdi ve bir eli ile ağzını kapattı. Aynı anda da keskin bir metalin üzerine yansayan, loş sokak ışığının parlaklığı kalbimi yerinden söktü.

"Zeynep dik-"

Arkadaşımı uyaramadan önce bir el, sıkı bir şekilde ağzımın üzerine kapandı. Hiç etkileyemediğim güçlü ele karşı çırpındım. Gözlerim hala Zeynep'in üzerindeydi, gözünün ucuyla bana baktı. Parlayan metal sağ yanından bedenine saplandı. Sağ yanımda keskin bir acı hissettim. Metal yeniden ayrıldı Zeynep'in bedeninden, artık rengi kırmızıydı. Sonra aynı metal, bir kez daha sahip olduğum her şeyin bedeninde kayboldu. Sağ yanımda daha beter bir acı hissettim.

Sonra yeniden. Ve yeniden.

Gözlerim kararıyordu.

Zeynep artık kurtulmaya çalışmıyordu.

Uyumamaya çalıştım. Yardıma ihtiyacımız vardı.

Ama kimse gelmiyordu.

Zeynep, en sevdiği renk olan kırmızıya bürünmüş bir şekilde, Hakan'ın onu serbest bırakan kollarından yere düştü.

Sonra ben de yerde olduğumu fark ettim.

Kardeşime seslenmek istedim ama bedenim çok ağırdı. Elim sağ yanıma gitti, sırılsıklamdı. Sonra fark ettim. Ben de kırmızıydım.

Galiba ölüyordum.

Wattpad: https://www.wattpad.com/story/58704719-vera

0 yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Bana Ulaşın

Ad

E-posta *

Mesaj *

Bumerang - Yazarkafe